25 Kasım 2015 Çarşamba

TEOG Öncesi Son Kelime Tekrarı

1.ÜNİTE
friendship
arkadaşlık
lesson
ders
check
işareti koymak
activities
etkinlikler
like
sevmek hoşlanmak
with
ile, birlikte
friends
arkadaşlar
then
daha sonra
share
paylaşmak
classmates
sınıf arkadaşları
example
örnek
having party
parti yapmak
drink
içmek
something
bir şey, bir şeyler
go for a walk
yürüyüşe çıkmak
play
oynamak
sport
spor
go to the movies
sinemaya, (filmlere) gitmek
study together
beraber çalışmak
concerts
konserler
eat out
dışarda yemek
shopping malls
alışveriş merkezi
computer games
bilgisayar oyunları
watch
izlemek
just sit and chit-chat
oturup muhabbet etmek
together
beraber, birlikte
work
çalışmak
partner
arkadaş, ortak, eş
point
işaret etmek, göstermek
say
söylemek
other
diğer
things
şeyler
match
eşleştirmek
poster
afiş
movie types
film türleri
conversation
konuşma
below
aşağıda, aşağı
write
yazmak
under
altına, altında
listen
dinlemek, dinle!
practice
alıştırma yapmak, alıştırma
hello, hi, hey
merhaba, selam
it’s x calling
arayan (benim) x
Say
söylesene
busy
meşgul
tomorrow
yarın
evening
akşam
not at all
hiç (de) değil, pek değil
anything
herhangi (hiç) bir şey)
why
neden
would you like to x
x yapmaya ne dersin, x yapmak ister misin
come over
gelmek (eve) (birisinin), uğramak
great
büyük, iyi, muhteşem
do you like x
x sever misin
comedies
komedi filmler
romances
romantic filmler
sci-fi
bilim kurgu
thrillers
gerilim filimleri
favorite
favori, en beğenilen, sevilen
bye, goodbye,
hoşçakal
take care
kendine iyi bak
what kind of movies
ne tür filimler
read
okumak
excuses
mazaretler
which ones
hangileri
good
iyi
I’m busy that night.
O gece işim var, meşgulüm.
I’m going to x
-edeceğim, yapacağım
visit
ziyaret etmek
grandparents
büyük anne-baba, dede – nene
I’m not feeling well.
iyi değilim, hissetmiyorum, havamda değilim, keyfim yok
I have to x
– yapmak, etmek zorundayım
stay home
evde kalmak
wash
yıkamak
accepting
kabul etme
invitation
davet, davetiye
sentences
cümleler
box
kutu, tablo
refusing
reddetme
cousin
kuzen, yeğen
tonight
bu gece
go out
dışarı çıkmak
having friends over
arkadaşların (eve) gelmesi
Sunday
Pazar günü
evening
akşam
late
geç, erken olmayan
show
gösteri, performans, etkinlik
I’d love to x
x’e bayılırım, seve seve x
talking about x
x hakkında konuşmak
future
gelecek
plans
planlar
arrangement
düzenleme, ayarlama, planlama
football (soccer)
futbol (sadece Amerika’da)
match
maç, karşılaşma, müsabaka
weekend
hafta sonu
go around
gezinmek, dolaşmak
ask
sormak
for each
her biri için
question
soru
english
turkish
further information
daha fazla (ayrıntılı) bilgi
town/city
kasaba,ilçe/şehir
meet friends
arkadaşlarla buluşmak
relatives
akrabalar
computer games
bilgisayar oyunları
exam
sınav
go shopping
alışverişe çıkmak, gitmek
uncle and aunt
amca, dayı, yenge, teyze
compare
karşılaştırmak
something fun
eğlenceli bir şey
physically
fiziksel olarak
active
hareketli
week
hafta
barbecue
mangal
birthday party
doğum günü partisi
tournament
turnuva
nature walking
doğa yürüyüşü
bicycle race
bisiklet yarışı
above
yukarıdaki, yukarı
Saturday
Cumartesi günü
a class party
sınıf partisi
join
katılmak
rock concert
rock müzik konseri
complete
tamamlamak
chart
tablo, grafik
accept
kabul etmek
refuse
reddetmek
circle
yuvarlak içine almak
correct
doğru
lines
satırlar
work in pairs
ikili (gruplar) halinde çalışın
role cards
rol kartları
decide
karar vermek, almak, kılmak
invite
davet etmek
ready
hazır
where and when
nerede ve ne zaman
start
başlamak, başlatmak
as in the example
örnekteki gibi, örnekte olduğu gibi
give an excuse
mazaret bildirmek
sounds
kulağa gelmek, (eğlenceli)
letter
mektup
sender
gönderen
what’s x about
x ne hakkında, neyle ilgili
I hope
umarım, inşallah
all is well
her şey iyidir, yolundadır
world
dünya, evren
place
yer, mekân, ev
Tuesday
Salı günü
November
Kasım ayı
I guess
sanırım, öyle tahmin ediyorum ki
know
bilmek
Ave (kıs. Avenue)
bulvar
very
çok, pek
difficult
zor, meşakkatli
take the number 41 bus
41 numara otobüse bin
get off
inmek
forest
orman, ağaçlık alan
road
yol
cheers
hoşça kal, teşekkürler
reply letter
cevap mektubu
read it out
dışından, sesli okumak
imagine
farz edin, hayal edin
state
belirtmek, ifade etmek
attend
katılmak, gitmek
sure
emin, kesin
greet
selamlamak
beginning
başlangıç, giriş, baş
end
son, bitiş
scan
taramak, göz gezdirmek
email
elektronik posta
events
olaylar, durumlar
December
Aralık ayı
phone number
telefon numarası
see you soon
yakında görüşürüz, görüşmek üzere
Wednesday
Çarşamba günü
bring
getirmek
something to eat
yiyecek bir şeyler
school tennis club
okul tenis kulübü
organising
düzenliyor, ayarlıyor
competition
karşılaşma, turnuva tarzı
Friday
Cuma günü
sports centre
spor merkezi
rackets
tenis raketi
appear
görünmek, çıkmak
date
tarih
request
istek
use
kullanmak
dictionary
sözlük
match
eşleştirme
words and expressions
kelime ve ifadeler
definitions
tanımlar, açıklamalar
something in common
ortak nokta
back someone up
birisine arka çıkmak, desteklemek
stranger
yabancı
count on someone
birine güvenmek, dayanmak
buddies
kankalar, yakın arkadaşlar
get on well with someone
biriyle iyi geçinmek, aynı kafada olmak
help
yardım etmek, yardım
depend on someone
birine dayanmak, güvenmek, bağlı olmak
like each other
birbirini sevmek
have the same interests
aynı şeylere ilgi duymak
someone you don’t know
tanımadığınız, bilmediğiniz biri
come into our lives
hayatlarımıza girer
just
sadece
for a short time
kısa süreliğine
forever
sonsuza dek, ebediyen
think
düşünmek
closest friends
en yakın arkadaşlar
like brothers and sisters
abi, kardeş gibi
never
asla
lie
yalan söylemek
argue
tartışmak
most of the time
çoğu zaman
true
gerçek, esaslı
turns
döndürmek, çevirmek, dönüştürmek, yapmak
spend enough time together
birlikte yeterince zaman geçirmek
true friendships
gerçek arkadaşlıklar
similar
benzer
likes and dislikes
sevilen ve sevilmeyen şeyler
see a part of ourselves
kendimizden bir parça görmek
proverb
atasözü
mean
anlama gelmek, ifade etmek
one mind in two bodies
iki bedende tek akıl
dialog
karşılıklı konuşma, diyalog
supposed to
yükümlü olmak, (sizden) beklenmek (bir şey yapmanız)
welcoming
karşılama
serving food/drinks
yiyecek/içecek ikram etme
chatting
kısa sohbet, hal hatır sorma
see somebody off
birisini uğurlamak, yolcu etmek
feel at home
rahatına bak, evinde hisset
enjoy
eğlenmek, zevk almak, keyfine bakmak
a cup of tea
bir fincan çay
cookies
kurabiye, kek
hungry
collection
aynı türden bir grup nesne, koleksiyon
idea
fikir
what do you have in your mind
aklında ne var
animation
canlandırma, animasyon
another choice
başka bir seçenek
drama
dram türü film
that’s better
daha iyi
let’s
hadi, lım, lim
thanks for everything
her şey için teşekkürler
see you tomorrow at school
yarın okulda görüşürüz
act out
canlandırmak
self-assessment
öz değerlendirme
how well
ne kadar iyi
simple texts
basit metinler
apologizing
özür dileme




2.ÜNİTE
teen (teenager)
13-19 yaş arası kimse, ergenlik dönemindeki kişi
life
hayat, yaşam
hiking
yürüyüş
mountain bike
dağ bisikleti
bossaball
voleybol, futbol, capoeira ve jimnastik karışımı bir spor
zorbing
büyük bir plastik topun içine girerek bir yamaçtan aşağı yuvarlanarak yapılan spor
snowshoeing
raketle kar yürüyüşü
snow tubing
şişme yuvarlak bir bot üzerinde yamaçtan kayma
adjectives
sıfatlar
exciting
heyecan verici
interesting
ilgi çekici
unusual
sıra dışı
trendy
popüler
ridiculous
saçma, aptalca, gülünç
boring
sıkıcı
try
denemek
handlebar
gidon
seat
sele
brake lever
fren kolu
frame
gövde
brake
fren
mudguard
çamurluk
gear
vites
chain
zincir
pedal
pedal
tire
lastik
bike parts
bisiklet parçaları
recording
kayıt
true
doğru
false
yanlış
correct
düzeltmek, doğrusunu yazmak
hanging out with friends
arkadaşlarla takılmak
black
siyah, kara
silver
gümüş, kurşuni
riverside
nehir kenarı
near
yakın, yakında, uzak olmayan
neighbourhood
mahalle, çevre, etraf
go cycling
bisiklet sürmeye, binmeye gitmek
father
baba
be good at sth
bir şeyde iyi olmak
fixing
onarmak, düzeltmek, tamir etmek
usually
genelde
daily
günlük, her gün olan, yapılan
routine
hergünkü, rütin
walk to
yürüyerek bir yere gitmek
drive to
arabayla bir yere gitmek (sürerek)
get up
kalkmak
early
erken, erkenden
have lunch
öğle yemeği yemek
have x breakfast
kahvaltıda x yemek, olmak
milk
süt
honey
bal
Time expressions
zaman ifadeleri
adverbs of frequency
sıklık zarfları
in the morning
sabahleyin, sabahları, sabah vaktinde
in the afternoon
öğlen, öğlenleri, öğlen vaktinde
in the evening
akşamleyin, akşamları, akşam vaktinde
noon
öğle, öğle vakti
midnight
gece yarısı
at night
geceleyin, gece vakti
always
her zaman
usually
genellikle, çoğu kez
often
sık sık
sometimes
bazen, arada sırada
hardly ever
neredeyse hiç, kırk yılda bir, çok nadir
never
hiç, hiçbir zaman, asla
parents
ebeveynler, anne – baba
mother
anne
teacher
öğretmen
outside the city
şehir dışında
brother
erkek kardeş, abi
high school
lise
little
biraz, az şey
far away
uzak, uzakta, uzağa, uzaktan
about yourself
kendiniz hakkında
family members
aile üyeleri, fertleri
how old is x
x kaç yaşında
Italian
İtalyalı, İtalya ile alakalı, İtalyan
clock
saat
have a shower
duş almak
brush
fırçalamak
teeth
dişler
egg
yumurta
orange juice
portakal suyu
pancake
krep, gözleme
afternoon
öğleden sonra
rest
dinlenmek, istirahat etmek
for a while
bir süreliğine, kısa bir süre için
have dinner
akşam yemeği yemek
listen to music
müzik dinlemek
watch TV
televizyon izlemek
take notes
notlar almak
different
farklı
energetic
canlı, hareketli
loud
yüksek (ses)
unbearable
dayanılmaz (kötü), katlanılacak gibi olmayan
mostly
çoğunlukla
ticket
bilet
terrific
şahane, olağanüstü, mükemmel,
impressive
etkileyeci
voice
ses
p.m. (post meridiem)
öğlen 12 ve gece 12 arasındaki zaman dilimi
I’d love to
çok isterim, bayılırım
rest of x
x in geri kalanı, devamı
preferences
tercihler
prefer
tercih etmek
live music show
canlı müzik gösterisi
beach
sahil, kumsal
news
haberler
online
çevrimiçi
be alone
yalnız olmak, kalmak
wear
giymek (elbise, ayakkabı), takmak (gözlük, takı)
fashion clothes
moda kıyafetler
casual clothes
gündelik kıyafetler
appropriate
uygun
every
her, her biri
twice
iki kez, iki defa, kere
three times
üç kez, üç defa, kere
once a month
ayda bir kez, ayda bir defa, kere
fruit
meyve
fast food
ayaküstü yenilen yemek
junk food
sağlıksız ama hızlı ve kolay yenilebilen yiyecek
magazine
dergi
headphones
kulaklık
untidy
dağınık, düzensiz, toplu olmayan
habit
alışkanlık, huy
pen
kalem
cover
kapak
create
yaratmak, oluşturmak
music band
müzik grubu
prepare
hazırlamak
draw
çizmek
design
tasarlamak
following
aşağıdaki, takip eden
performer
sanatçı, oyuncu, icracı, müzisyen
instruments
çalgı aletleri
song titles
şarkı isimleri
hearth
ocak, şömine çevre döşemesi
heart
kalp, yürek
interview
görüşmek, söyleşi yapmak, görüşme, söyleşi
related to 
3.ÜNİTE
cooking
yemek pişirme
cook
yemek pişirmek
method
yöntem, yol
bake
fırınlamak
boil
haşlamak (kaynatmak)
roast
kızartmak
steam
buğulamak, buharda pişirmek
grill
ızgarada, mangalda pişirmek
fry
yağda kızartmak
fish
balık
chicken
tavuk
meat
et
potatoes
patates
mushrooms
mantar
onions
soğan
eggplants
patlıcan
carrots
havuç
slice
dilimlemek
peel
soymak
cut
kesmek
chop
doğramak
spread
sürmek
dice
küp şeklinde doğramak
process
süreç, işlem
first
ilk önce, öncelikli olarak, en başta
oven
fırın
bread
ekmek
red
kırmızı
toaster
tost makinesi
turn sth on
bir şeyi açmak (elektrikli aletler için)
take out
çıkarmak
butter
yağ (tereyağı)
jam
reçel
vegetable
sebze
next
daha sonra
after that
ondan sonra
finally
son olarak
explain
açıklamak
snacks
atıştırmalıklar, abur cubur
ingredients
malzemeler, içindekiler
cabbage
lahana
green pepper
yeşil biber
tomato
domates
tablespoon
yemek kaşığı
pizza bread
pizza hamuru
frying pan
kızartma tavası
on top
üzerine, üstüne
microwave
mikro dalga fırın
enjoy it
afiyet olsun
recipe
tarif
tasty
lezzetli
guess
tahmin etmek
meaning
anlam
yeast
maya
pour
dökmek (sıvıyı bir kaba vb.)
mixing bowl
karıştırma kabı
flour
un
rolling pin
oklava, merdane
knead
yoğurmak
loaf pan
somum ekmeği
a glass of x
bir bardak x
sugar
şeker
teaspoon
çay kaşığı
package
paket
add
eklemeki katmak
warm
ılık, soğuk olmayan
mixture
karışım
large
büyük, geniş
stir well
iyice karıştırın
dough
hamur
lightly floured
hafif unlu
shape sth into x
bir şeye x şekil vermek, şekle sokmak
tea towel
küçük bez, kurulama havlusu
roll
yuvarlama
loaf pan
ekmek tavası
hour
saat
about
yaklaşık, civarı
let it cool
soğumaya bırakın
sequencing
sıralama
Turkish pilaf
Türk pilavı
rice
pirinç
orzo
arpa şehriye
hot
sıcak
melt
eritmek
rinse
suyla yıkayarak temizlemek
take x off the heat
bir şeyi ateşten, ocaktan almak
turn down x
bir şeyi kapatmak (ocak, fırın vb. elektrikli aletler)
continuously
devamlı olarak
absorb
emmek, içine çekmek
cool down
soğumak
discuss
tartışmak
pasta
makarna
healthy
sağlıklı
dish
yemek
country
ülke
belong to x
x’e ait olmak
consist of x
x’den oluşmak
lentil
mercimek
lamb
kuzu (eti)
national
milli, ulusal
beef
sığır eti
top sth with x
bir şeyin üzerine x koymak
nuts
sert kabuklu yemişler, fındık fıstık vb. için genel isim
pistachio
antep fıstığı
almond
badem
noodle
erişte
sauce
sos
serve
servis etmek, sunmak (yemek)
give thanks to sbd
birisine şükranlarını sunmak, teşekkür etmek
Irish
İrlanda’ya ait
mashed potatoes
patates püresi
pepper
(kara) biber
leek
pırasa
regional variations
bölgesel farklılıklar
booklet
kitapçık, el kitabı
eye-catching
göze çarpan, ilginç, çekici
things you need
ihtiyacınız olan şeyler
step by step
adım adım
berry
yumuşak, küçük meyve (çilek, kiraz vb.)
muffin
küçük tatlı kek
baking powder
kabartma tozu
vegetable oil
çiçek yağı (sebzelerden elde edilmiş herhangi bir)
pre-heat
önceden ısıtın
muffin cups
kek kalıpları
display
göstermek, sergilemek
take a look
göz atmak, bakmak
 ile ilgili